Nitelikli
Bahçe Korsanı Konuştu
“-Bir gürültü her yerde şimdi”
“-Eskiden de böyle değil miydi?”
“Fakat şimdi içimizdeki tüm meydanların yerini
kuytular almış
Adını koyduklarımız
Cevapladığımız tüm o sorular var ya
Sanki aniden unutulmuş
Yerini bilinmezliğe bırakmış…
bir masal vardı hani
‘bahçe korsanı’:
bir varmış bir yokmuş
evvel zaman içinde
çiçeklerin sahiplerini beklediğine inanılıyormuş
envai çeşit renkte, hepsi de nadidide…
ama soldu tüm çiçekler
ne zaman dünyamızdan koparttı bizi fırtına
bataklıklar kurudu
yangınlar çıktı en derin ormanlarda
tüm okyanusları içmişti sanki balıklar
ya balıklar içmişti
ya en zalim güneşe kurban gitmişti dalgalar”
derken bahçe korsanının sesi duyuldu en loş sokaktan:
“elimden gelseydi
Bir ömür ağlayarak da olsa beslerdim o bahçeyi
ama evlerimi aldı benden depremler
dağlar yükseldi uçurumlara çıktı bütün yollar…
terk etmemi istedi benden hayat
terk edilmemi,
yalnızlığa alış dedi...
Velhasıl hızla çözüldü dizlerimizin bağı
Kuyularda açtık gözlerimizi
Buradan hiç kervan geçer mi
Geçse beni buradan çıkarır da öyle gider mi?
Ama biz ne Yusuf’tuk
Ne Züleyha
Elbet dualarımız uzatacaktı bize
En sağlam ipleri
Ama önce unutmak gerekti çiçekleri…
Eğer unutursan tüm çiçekleri
Sana getirecektir rüzgar seni bekleyeni,
Sen kabul et bilemeyişini
Korkularının doğurduğu çaresizliğini
Sevmelerini bağışlamayan ihtimalleri
Dualarla yüreğindeki kabus gören çocuğu uyut
Güzel bir rüya görmek için
Rüyalara olan özlemini kurut
Gülden
EREN

Yorumlar
Yorum Gönder