Nitelikli
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Kanatlarını Bilmek
‘’İnsanlar
içlerindeki bencil arzular tatmin olduğunda mutlu olurken, aynı zamanda uslu
çocuklar haline geliyorlardı.’’ İzlediğim The Century Of Self adındaki
belgeselin ilk bölümü. Belgesel, bugün halen daha bütün dünyaya hakim olan
tüketen insan modelinin nasıl ortaya çıktığından ve Freud’un insan hakkındaki
fikirlerini alarak kitlelerin manipülasyonu için kullanan ilk kişi olan yeğeni
Edward Barneys’den bahsediyor. Freud’un çok tehlikeli olduğundan bastırıldığını
söylediği bilinçaltı duygularını, asla özgür olmaması gereken çünkü bunun
felakete sebep olacağını söylediği insanları; yalnız tüketiciler haline
dönüştüren Barneys, Wilson’un etrafında dalgalanan kalabalığı görmesiyle,
amcasının psikanalize giriş eserinin pusulasıyla barış zamanında da böylesine
büyük kitleleri ikna etmenin bir yolunu bulacaktı. Alakasız nesneler insanların
başkalarının gözünde dilediği şekilde görünebilmesini adına duygusal simgeler
halini alacak ve çok güçlü hale gelecekti. Kitlelerin psikolojik yaşamlarını
yönetecek devasa hükümet programları ortaya çıkacaktı. Bu belgesel düşündürdü
ki: İnsanlar bence yalnız güdülenerek varlıklarını sürdüren değil, bir taraftan
rasyonel varlıklar. Bu rasyonel varlıkların bu denli boyunduruk altına
alınabilmesinin sebebiyse duygu ve düşüncelerinin manipüle edilmesi gibi bir
hile. Şirketlerin insanları pazarladığı bir çağda yaşıyor olduğumuz gerçeği
uzun zamandır bu hilenin kullanıldığını söylüyor ve belki de bunun hep böyle
devam edebileceğini. İnsanların bu hileyi nasıl ıskalayabileceği fikri bana
bunun ancak öz farkındalıkla mümkün olabileceğini söyledi. Kendinin farkında
olan; bir değil bini okuyan, düşünen, yazan, dinlemekle kalmayıp işiten
izlemekle kalmayıp gören insanlar olursak kendimizi dünya pazarının tezgahında
sunulur halde bulmaktan sıyrılabiliriz belki de. Yalnız ihtiyaçlarını satın
alan insanlar haline gelmek güç gelecekse bile, başkalarının ihtiyaçlarına da
dikkat kesilmek; ihtiyaç sahiplerine yardım etmek bencilliğimizin biraz olsun
önüne geçebilir ve bizi hayvanlardan aşağı varlıklar olmaktan alıkoyabilir.
Fikirlerini ucuz bir fiyata satın alan insanlar olmaz; bizim için gerçekten
neyin iyi olduğunu düşünebilirsek, yalnız kendimize ait olmadığımız kendimizin
de bir amaca ait olduğunu hatırlayabilirsek… Sonsuz arzuları, hayalleri olan
insanoğlu ne zaman ‘Bir’e değil bine kul olduysa, göklerde uçmak yerine ayaklar
altında toz oldu.
Gülden
EREN
EREN

Yorumlar
Yorum Gönder